13 Ekim 2013 Pazar

Saitabat Köyü


Geçen haftasonu yurtdışından ailem ziyaretimize gelmişti. Gelmişken biraz Bursa'yı gezdirelim dedik. Babannemin yürüme zorluğu olduğundan bu gezme elbette arabayla olacaktı :) Babam Cumalıkızık'ı merak ettiği için ve bizim eve de yakın olduğundan ilk durağımız orası oldu. Fakat orayı beğenmedi. 'Bizim köydeki evler daha güzel' dedi hatta..

Cumalıkızık'ta biraz gezindikten sonra tekrar yola çıktık ve Saitabat'a gitmeye karar verdik. Bende ilk defa gidecektim, daha önce gitmeyi çok istedim ama kısmet o güneymiş.. Ankara yolu üstünde Kestel istikametine doğru yola devam ettik. Kestel'e varmadan önce ilk lambalardan sağ tarafa döneceksiniz. Çimento Fabrikasının yolunu takip edeceksiniz. Karşınıza zaten Erikli ve daha sonra Nestle su dolum tesisleri çıkacaktır. Derekızık köyünden geçtikten sonra Saitabat görünecektir. Bu yol epey yokus yukarı olduğundan arabayı zorlamayın ve dikkatli kullanın. Yılan gibi kıvrılan yolda karşıdan trafik gelebilir.



Saitabat aslında şelalesi ile meşhur bir köy ama ne yazıkki şelalenin suyu kesikti biz gittiğimizde. Hava serin olduğundan mi? Tadilat mı vardi? bilemeyeceğim. Yolun tırmanışından sonra bir köprüden geçiyorsunuz sağ tarafınızda şelale sol tarafında dere yatağına kurulu bir çay bahçesi var. Köprünün az ilerisinde köy konağı. Saitabat köyü bu yolun biraz daha ilerisinde aslında. Ama biz televizyonda da izlediğimiz o köy konağına gitmeye karar verdik. Hava soğuk olduğundan çay bahçesi kalabalık değildi. Soğuk mu dedim? Buz gibiydi hava o gün yahu :) Köy konağı dediğim aslında 'Saitabat Köyü Kadınları Dayanışma Derneği' ahşap iki katlı konak tarzı bir binaydı. Sağ olsunlar arabayı içeriye kadar çekebildik, babannem rahatlıkla içeriye girebildi.

Konağa ayakkabılarınızı çıkarıp giriyorsunuz. Dışarısı ne kadar soğuksa, içerisi de o kadar sıcak ve samimiydi. Bu derneğin bir özelliği de şu, Türkiye'de kurulan ilk resmi köy kadınları derneği olmasıdır. Diğer köy kadınlarınada ilham olduğu kesin. 
 

Konak çok güzel bir şekilde dekore edilmişti. Daha doğrusu bizim çok hoşumuza gitti. Kaneviçe işlemeli perdeleri. Nakışlı ve dantelli sedirleri ve minderleri. Ahşap tavanı ve zemini, lambaları, halıları, her detayı ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir yer. Hani derler ya, kadın eli değmiş gibi. 

Güzel manzara eşliğinde köy kahvaltısı yapabilir, gözleme ve mantı yiyebilirsiniz. Yiyecek bir şeyler sipariş verdik. Yemeği bakır kapların içinde büyük bir sinide getirdiler. Önce gözümüz sonra karnımız doydu. Mantısı harikaydı zaten. Elle açıldığı ve doğal yoğurt ve tereyağı ile hazırlandığı her halinden belliydi. Gözleme odun ateşinde piştiği için tadını anlatmama gerek yok sanırım. Ayranımız buz gibi yayık ayranıydı ve tadı harikaydı. Üstüne bir de ev baklavasından bir iki parça yedik.

Biz o gün hem manzaradan, hem hizmetten, hem de yediğimiz leziz yemeklerden çok memnun kalmıştık. Saitabat derneğinin adresine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bursa'ya geldiğinizde uğrayabileceğiniz çok şirin ve leziz bir mekan. Ayrıca köy kadınlarının hazırladığı reçel, salça, erişte, mantı gibi ürünleride satın alabilirsiniz.

http://www.saitabatkkdd.org/