31 Ağustos 2016 Çarşamba

Leiden - Hollanda




Leiden, Lahey'in kuzeyinde bulunan ve eski Ren nehrinin tam ortasından geçen tarihi bir şehirdir. Universiteit Leiden 1575 yılında Hollanda'da kurulan ilk üniversitedir. Aynı zamanda benimde bir dönem okumuş olduğum yerdir. Leiden gibi eski üniversitelerde Amsterdam ve Groningen şehirlerinde de kampüs olayı pek yok. Şehir merkezinin farklı yerlerinde tarihi binalarda ders verilmektedir. Leiden, kültürüyle, mimarisiyle ve tarihiyle ihtişamli bir şehirdir. Hollanda'nın altın çağında, yani 17. asırda Amsterdam'dan sonra ikinci büyük şehir haline gelmiş. Hatta o zamanlarda bizim lalemizi de alıp Hortus Botanicus'de (botanik bahçe) yetiştirmişlerdir. 




Müze serverler için Leiden'de gezilecek çok müze var: Rijksmuseum van Oudheden (arkeoloji müzesi), Museum Volkenkunde (etnografya müzesi), Japanmuseum SieboldHuis, Hortus botanicus Leiden, Museum Boerhaave (bilim tarihi müzesi), Naturalis Biodiversity Center, Stedelijk Museum De Lakenhal (tarih ve güzel sanatlar müzesi). 




Dünyaca ünlü ressam Rembrandt van Rijn Leiden'da doğma büyüme. Sadece Rembrandt değil; Jan Steen, Gerrit Dou ve Frans van Mieris de Oudere gibi ressamlarda doğma büyüme Leiden'lı. Ünlü Hollanda'lı yazarlar ve şairler var. Üniversitede çalışmış olan Nobel ödüllü bilim adamlar, teknisyenler. Hatta Albert Einstein 1920'den itibaren özel öğretim görevlisi olarak bir dönem burada bulunmuş. Bu arada "de Leidse Loper" adında Leiden'ı gezebileceğiniz bir harita var. Şehir merkezinde bulunan özel ve güzel yerleri kaybolmadan gezebilir, görebilirsiniz. (http://m.deleidseloper.nl/)




29 Ağustos 2016 Pazartesi

Edam - Hollanda



Edam, Kuzey Hollanda'da bulunan ve tabii Edam peyniri ile meşhur ufak bir şehir. Gerçi bize göre kasaba olan yer, Hollanda'ya göre şehir. Yaklaşık 7400 nüfusu varmış. Doğruyu söylemek gerekirse bu kadar ufak bir yer olduğunu bende tahmin etmemiştim. Genelde eski şehirlerin tarihi merkezi koruma altındadır. Bu yüzden evler yıkılmak yerine restore edilir. Bizim kaldığımız mahalleyede aynı şekilde restorasyon gelmiştı (Delft'te). Evin ön çephesi 1928 yılına ait olduğundan tuğlaları özel teknikle yıkayıp temizlediler ve mantolamayı evin iç kısmından yaptılar. Arka çephe bahçe kısmı olduğundan normal mantolama yapıldı. Bu yüzdendir ki eski şehirlerde o tarihi doku hala korunmaktadır. Keşke bizde tarihimize biraz daha saygılı çıkabilseydik ve koruma altına (vaktinde) alabilseydik.. 


Edam ve Volendam komşu şehirler. Hatta belediyelerde birbirine bağlı anladığım kadarıyla. Bizim gittiğimiz gün hava maalesef yağmurluydu, bir açtı bir kapadı. Buna rağmen yine de resimler fena çıkmamış sanırım. Edam'da geleneksel Hollanda şehri olarak birçok kanallarla donatılmış. Üstlerinde de irili ufaklı köprüler var. Güneşli havada suyun yansıması genelde mavimtrak oluyor ama bu memleket genelde yağışlı olduğundan ve hava kapalı olduğundan suyun rengi gri. Biraz kasvetli, biraz pesimist olsada yine de biraz masalsı havası vardır.



Gelelim Edam peynirine. Malum Hollanda kaşarıyla meşhur. Edam'da eski peynir pazarı hala var (Alkmaar ve Gouda şehirlerinde de olduğu gibi). Avrupa Komisyonu Ekim 2010 yılında "Edam Holland" ibaresini koruma altına almış. Bu demek oluyorki Hollanda da ve Hollanda inek sütüyle yapılması şartı var. Gerçi Edam artık Edam'da değil Marum kasabasında yapılmaktaymış. Peynir meydanında bulunan Kaaswaag'da hem peynir satın alabilirsiniz, hem de eski zamanlarda peynir nasıl yapıldıgını gösteren müze gibi kısmını gezebilirsiniz. Antika alet edevat bulunmakta. Temmuz ve Agustos aylarında her çarşamba turisler için sabah 2 saatlik uyarlamalı gösteri düzenleniyor. Eski usule göre ve yöresel kiyafetlerle tarihi canlandırıyorlar(mış).  
Edam peyniri adını Kuzey Hollanda eyaletindeki Edam kasabasından almıştır. Çoğunlukla tekerlek şeklinde ve üstü parafin balmumu ile kaplı olarak satılır. Hollanda'da satılan ve ihraç edilmeyen Edam peynirlerinde genellikle bu balmumu bulunmaz. Edam, 14. ve 18. yüzyıllar arasında dünyanın en popüler peyniri haline gelmiştir. (wikipedia'dan alıntıdır).   
 


Dordrecht - Hollanda

Merhabalar,
uzun bir ara bloga hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. Bunun elbette birkaç sebebi var. Mesela fulltime çalışmaktan fazla boş vakit kalmıyor. Üstelik geçen sene sevgili emektar laptopum tatilde gümledi. Kalakaldım öylece :D Üstelik farklı yemek tariflerini denemeye bile vakit kalmıyor. Artık pratik şeylere yöneldim (mecburen). Neyse bu süre içinde yine gezmeler devam etti. Instagram'a daha çok yöneldim galiba.. Zaten fazla tarihe girmeden (yoksa içinden çıkamayız) ufak tefek resimlerle anlatım olsun.. 


İlk durağımız Dordrecht, Hollanda. resimler 2016 nisan ayına ait. Zuid-Holland eyaletine bağlı olan Dordrecht, Hollanda'nın 9. büyük şehri ve Rotterdam'ın güneyinde kalıyor. Benim gibi tarihi mekanları gezmesini sevenler için güzel bir yer. Avare avare nehir kenarında ve tarihi mekanlarda dolanmak ayrı bir zevk. Buırayı ayrı bir güzel yapan unsurda 3 farklı nehirin bir araya gelmesi ve aynı zamanda Avrupa'nın en yoğun kullanılan nehir kavşagı olmasıdır. (Merak edenler için: Beneden-Merwede, Noord Maas ve Oude Maas).


Hollanda'da gezerken çoğu şehirde VVV kantoor bulunuyor(yani turist bilgilendirme burosu diyelim). Buralarda ucretsiz harita ve gezilecek yerler rehberi de alabilirsiniz. Yani kayıp olma durumu da olmaz en azından :) Şehir merkezinin bulundugu yarım ada kısmındaki çoğu evin eski mimarisi korunmuş veya restore edilmiş. O bakımdan başka bir asırda geziyormuş gibi hissediyor insan. Meraklısı için elbette nehirde gezi yapılabilir. Köprüleri, kanalları, limanı ve mimarisiyle dikkat çeken bir şehir. Düzenlenmeyi bekleyen daha çok resimler var, onlarıda 2. bir yazıya sıkıştırırız artık :)




25 Ağustos 2016 Perşembe

Tavuk Salatası


Malzemeler:
  • göbek marul
  • tavuk gögsü
  • yoğurt
  • mayonez
  • tuz
  • zeytinyağı

Bir adet tavuk gögsünü az tuzlu suda haşlayın. Soğudugunda didikleyin. Derin bir karıştırma kabına bir çorba kasesi kadar yoğurt, biraz tuz 2 yemek kaşığı mayonez, 2 yemek kaşığı zeytinyağı koyup karıştırın. Üstüne didiklediğiniz tavukları ve doğradığınız marulu koyun. Bu şekilde birkaç saat buzdolabında dinlendirebilirsinizde. Servis yağacağınız zaman malzemeleri iyice karıştırın ve servis tabağına aktarın. Önceden karıştırıp koyarsanız göbek marul yumuşayacak ve lezzeti azalacaktır. Gerekirse tuz ve karabiber ilave edin. Üstünü nane ve pul biber ile süsleyebilirsiniz.
Çok çok pratik ama çok leziz bir salata!

Afiyet olsun

23 Şubat 2015 Pazartesi

Dalmaçyalı Pasta




Malzemeler:

Pandispanya:
  • 4 yumurta
  • 4 fincan un
  • 4 fincan şeker
  • 1 vanilya şekeri
  • 2 kabartma tozu
  • 25 gram kakao
Muhallebi:
  • 125 gram tereyağı/margarin
  • 1 su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 4 bardak süt
  • 1 paket krem şanti
  • çikolata sosu
Oda sıcaklığındaki 4 yumurtayı şekerle iyice çırpın. geri kalan malzemeyi eleyerek ilave edin. Karıştırın ve yağladığınız geniş bir borcama yayın. Önceden ısıtılmış 160-170 derecelik fırında pişirin (yaklaşık 25 dakika). 

Muhallebi için yağı, unu ve şekeri tencereye alın. Yavaş yavaş karıştırarak sütü ilave edin topaklanmasın. Kaynayıp göz göz olunca altını kapatın. Soğudugunda üstüne bir poşet krem şanti ilave edip güzelce karıştırın. Pişen keki kare kare dilimleyin. Bir miktarını sunum tabağına araları aralık kalacak şekilde dizin. Geri kalanını borcamın içinde aralıklı koyabilirsiniz. Mesela birer santim aralık yeterlidir. Üstüne muhallebiyi güzelce gezdirin. Çikolata sosunu gelişi güzel sıkın. İmkanınız varsa birkaç saat bozdolabında dinlendirin.
Görünüşü ve lezzetiyle harika bir pasta tarifi. 

Afiyet olsun!