9 Kasım 2008 Pazar

Kara Kitap

# Bana derler tatlı Lola, sevgilisiyim herkesin
# Bir piyanolam var, salonunda evimin
# Tatlı Lola'yım ben, her bir erkek sever beni
# Fakat piyanolama, yanaştırmam kimseyi!
# Bana derler tatlı Lola, sevgilisiyim herkesin
# Bir piyanolam var salonunda evimin
# Ve oradan biri eşlik etmek isterse bana
# Dikerim gözümü, basarım pedalıma

Ich bin die fesche Lola, der Liebling der Saison!
Ich hab' ein Pianola zu Haus' in mein' Salon
Ich bin die fesche Lola, mich liebt ein jeder Mann
doch an mein Pianola, da laß ich keinen ran..
(filmde gecen bir Marlene Ditrich)



Hollanda ne de olsa Almanya'nın bir parçası.

Hepimiz bir çeşit Alman diyalekti konuşuyoruz.

Beni ne kadar aptal sanıyorsun?
Tesadüfen hayatıma çok güzel bir kadın giriyor.
Sonra genel merkeze gelip tesadüfen aradığım
tüm pulları getiriyor.Üstelik bir de yahudi çıkıyor.
Ve bizimle çalışmaya başladığı anda Franken'ın en iyi
casusu öldürülüyor. Ne büyük bir tesadüf, değil mi?

- Çıkmayan candan umut kesilmezmiş.
- Ne umudumuz kaldı ki?
- Tommy'lerin gelmeleri.

Hollanda´nin milli marsi:
# Wilhelmus van Nassouwe, safkan bir Hollandalı
# Ölene dek kalacağım atamın topraklarına bağlı
# Her zaman hür ve korkusuz bir Portakal veliahtı
# İspanya kralına her zaman olmuşumdur saygılı


Zwartboek (2006)

Hollanda 1944… İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarında güzel şarkıcı Rachel, şimdi Avrupa’daki bir çok yahudi gibi ailesinden ayrı, her an Gestapo tarafından yakalanma korkusuyla savaşın bitmesini beklemektedir... Hollanda’da gizlice yahudileri sınır dışına kaçmalarına yardım eden bir avukat olan Mr. Smaal ve karısının evine gelirler. Mr. Smaal, gönülsüzce de olsa, Rachel’I düşman hattından geçirip, müttefik topraklarında ailesiyle buluşması için ayarlama yapacağını söyler. Fakat tehlikeli bir nehir geçişi sırasında, tekneleri Alman devriyelerince pusuya düşürülür. Nazi’ler acımasızca teknedeki herkesi öldürürken Rachel, nehre atlayıp kurtulmayı başarır...

Iste bundan sonra olaylar gelisir..
Insan, savasta kime guvenebilirki?



Bildigim 4-5 dilin bir filmde bir araya gelmesi, bir birliktelik olusturmasi ve ara dil gerekmeden ceviri yapabilmek cok guzel bir olay. "Acaba dogru mu cevirdim" gibi soru isaretleri birakmiyor. Daha cok duygusal agirlikli, kisisel gelisim iceren filmler cevirmeyi seviyorum, fakat Hollanda icin 2006 yilinin medari iftiharini cevirmek benim icin buyuk bir keyif ve onurdu. Filmin buyuk bir kismi calistigim sehirde cekilmistir (Lahey-Den Haag). Iyi seyirler efendim :)