12 Ağustos 2007 Pazar

De Tweeling

özet betimleme: fjallraven

1. Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmış, artık uslanmış bir çocukmuşcasına sükun içinde görünen 1925 Köln'ünde, anne-babalarının kaybıyla mutlu ve huzurlu yaşamları tökezleyen ve ortada kalan ikiz kızkardeşlerden veremli olanını hali vakti yerinde, kültürlü Hollanda'da yaşayan bir akraba himayesine alır... Sağlıklı olanınıysa bir Alman çiftçi ailesi olan akrabaları çiftlikte çalıştırmak için yanına alırlar...

Hasta olan, Lotte, özenli bir bakımla sağlığına kavuşup sevgi dolu ortamda her imkana sahip olarak narin bir şekilde büyütülürken, diğeri, Anna, acımasız koşullarda, her türlü işe koşturularak, okula gitmesine izin verilmeyerek zorlu bir şekilde yetişir...

Her iki aile de birbirine diş bileyerek himayesinde bulunan kardeşlerin birbirleriyle bağlantı kurmalarını istemez, haberleşmelerine engel olur... Zorlu yılların ardından, kendine yeten güçlü bir genç kız olan Anna kız kardeşiyle iletişim kurmak için her yolu dener...

artık mesafeler, uzaklıklar, sınırlar değildir aralarındaki engel...
2. Dünya Savaşı'nın arefesinde bambaşka engeller onların yollarını gözlemektedir..

****
Sütçü mü getirdi seni?
Kardeşlerine hiç benzemiyorsun.
Bence daha güzelsin.

O kadar çok mektup yazdım ki. Yatağımda oturup...
"Anna neredesin? Anna cevap yaz. Anna, Anna, Anna..."
Ama hiç cevaplamadı. Kafamda onunla konuşuyordum.
Benim sessiz bir çocuk olduğumu düşünürlerdi ama sürekli konuşurdum.

Hiç mektup gelmedi. Nerede oturduğumu biliyor muydu?
Onca zamandır benden alacağı bir mektubu bekledi.

Aradığınız sağlıksız ve zeka özürlü kız benim.
Altı yaşımdan beri okuyup yazabiliyorum.
Amcam yanında domuz gibi çalışmam için evde tuttu.
Senelerce karısının şiddet kullanmasına müsaade etti ve beni dövdü.
Kimse hiç kimse gelip de yazılanların doğru olup olmadığını kontrol etmedi.

Sevgili kardeşim. Bu sana yazdığım ilk mektubum
ama aynı zamanda yüzüncü.
Bunları çarpan bir kalple yazıyorum çünkü,
çok sevgili Anna yakında tekrar görüşeceğimizi
düşünüyorum. Artık seni buldum. Hâlâ hayattasın.

Ne büyük bir sürpriz.
Yüz kere acaba neden yazmıyor diye kendime sordum.
İkimize de yalan söylediler.
Mektubun ancak beş haftada geldi buraya..

Gözlerin!
Babamızın gözleri.


Bir çocuk istiyorum.
Önce erkek, sonra kız ve sonra bir erkek daha.
Veya iki erkek. Birlikte oyunlar oynarlar.
Kızlarla oynamayı pek sevmezler.
Gerçi bir kız için abisinin olması çok iyi olurdu.
Ama önce bir kız da olabilir.
Bilmiyorum. Sen önce ne isterdin?
Erkek mi? Kız mı?
Çok olsun, büyük bir aile istiyorum.
Pazar günleri yürüyüşe çıkarız.
Sen de gelir misin?
Aslında önce bir kız istiyorum.
Nedendir bilmem.
Gerçekten ne istediğimi biliyorum.
İkiz kız evladı.
Daima beraber olacak, ikiz kızkardeşler!

Savaşın verdiği acıları ben de yüreğimde hissedebiliyorum...

En azından bir mezarı varmış.
Auschwitz'de mezarlık yoktu.

O ailen Lotte.
Tanrı aşkına, o senin ikizin.

- Kusura bakma ama kendi hayatımı seninki ile karşılaştırmayacağım.
- Neden peki? Benim üzüntüm seninkinden daha mı değersiz?

"Ruh istekli ama beden zayıf."


De Tweeling
http://www.imdb.com/title/tt0322674