Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat,
Sımsıcak kavuşmalar borçlusun...
Hiç bir zaman karşı çıkmadım sana.
Yürekleri sararmış insanların içinde yaşadığım acılar var,
Ve onlar kadar varoldum.
Yaşayamadığım acıları da yaşatacaksın ,
Biliyorum zamanı geldiğinde,
Ama yinede yalnızlığımla yaşıyorum seni...
İşte senin farkında olmadan yarattığın eserim ben.
Karşındayım.
Desem ki terk edip gidiyorum sende ki yaşanmışlıkları,
Umursamaz mısın acaba?
Zaten hep itilmiş duyguların gölgesinde yaşanıyor aşk acısı.
İnsan önce beyninde haykırıyor sevgi sözcüklerini,
Sonra... sonrası yok.
Hep içinde tutuyor bir ömür boyu...
Anlasana ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat.
Denizi mavi olarak görmüştüm ilk kez,
bulutları ise beyaz olarak hatırlıyorum hala.
Öptüğüm ilk kişi kayıtlardan silindi,
Utanarak dokunduğum ilk el ise hala kayıp.
Sorgulayamadığım sadece çocukluğum kaldı,
Bir de masumca seven yüreğim ve gecenin
Karanlığı kaldı ellerimin arasında.
Diğer tüm değerler ise kayıp gitti ellerimin arasından...
Şimdi ise hiçbirşeyim yok..
Bana inat tüm yaşattıkların hep şahitsiz,
Hep suğuk,hep buruk gülüşmelerde kaldı.
Tüm geçmişime inat,
Tüm bu satırlara inat,sakın unuttum sanma....
Ertelenmiş bir sevgi borçlusun bana hayat,
Sadece bir yudum sevgi...
29 Ekim 2007 Pazartesi
8 Ekim 2007 Pazartesi
Sub Rosa
3-13 Ekim arasi burada Ulusal Cocukkitaplari Haftasi kutlamasi var, yani Kinderboekenweek. Her sene bir tema seciliyor, bu sene "Sub Rosa, sirlarla dolu kitaplar" olarak secilmis. Sub rosa latincede "gulun altinda" anlamina gelmektedir. Eski Misirda firavun Horus'un simgesi olan gul, Yunan ve Romalilarin hirogrifleri yanlis tercumesi yuzunden Horus "sessizlik tanrisi" olarak, yani Harpocrates ismini almistir. Neyse simdi tarihi karistirmayalim :Pp
Kisacasi gizli sakli diyelim biz buna. Bircok kutuphanede bu hafta etkinlikler duzenlenmekte. Bu haftanin pazar gunu (dun, yani 7 ekim) ise ana binada, yani buyuk kutuphanede Kinderboekenfeest, yani eglencesini kutladik. Cocuk gosterileri, orkestralar, kitap figurleri, cocuk programi sunuculari ve workshoplar. Ha iste o son bolumde beni gorevlendiridler. Cocuk muzesinden (Het Van Kinderenmuseum) katilan bir bayan ile farkli farkli sirlarla dolu sanateserleri urettik dun.
Kisacasi gizli sakli diyelim biz buna. Bircok kutuphanede bu hafta etkinlikler duzenlenmekte. Bu haftanin pazar gunu (dun, yani 7 ekim) ise ana binada, yani buyuk kutuphanede Kinderboekenfeest, yani eglencesini kutladik. Cocuk gosterileri, orkestralar, kitap figurleri, cocuk programi sunuculari ve workshoplar. Ha iste o son bolumde beni gorevlendiridler. Cocuk muzesinden (Het Van Kinderenmuseum) katilan bir bayan ile farkli farkli sirlarla dolu sanateserleri urettik dun.
Bize 3. katta ki kocaman okuma masasi dustu, ozel bir plastik ambalajla onu guzelce sarip sarmaladik. Bu paketleme islemi yaklasik 1 saat surdu sayilir. Koca kartonu simetrik bir sekilde koymak istedigimizden o da. Hani sadece pratikligi degil, gozede hitap etmeliydi :P
Workshop 4 bolumden olusuyordu. Hepside Sub Rosa, yani o gizlilik temasini iceriyordu. Benim basinda bulundugum bolumde cocuklar kartondan kutu yapip icine sir sakliyorlardi. Aynali ve disinida ozel kitilerle susleyip, boyuyorlardi.

Baska bir bolumde camurdan "fluistersteen" yapiliyordu, yani "fısıldama taşı". Bir parca camura bicim verdikten sonra, icini hafifcene oyup, sirlarini oraya fisildadiktan sonra ozel bir tasla kapatiyorlardi sirlarini. Hani olaki tas yerinden oynayip cikarsa, sirda oyle ucup gidiyordu.
Masanin diger bir ucundaysa sir dolu mektuplar yaziliyordu. Limon suyu ile yazilip, sonra kurumasini bekliyorlar.. ve ayni eski mektuplar gibi muhurleniyor. O tarafla pek ilgilenmeye vaktimiz olmadigi icin.

Su 3 tatli kizda ilk gelen cocuklarimizin arasindaydi. "Zeesterren" isimli cocuk korosundan. Boya yapacagiz diye bircok cocuk kollarini mahfetti, ama ust bas batirmadan da cocuklarin gelisimi olmaz ki :Pp Benim bile ellerim boyadan gorunmuyordu :D Neyse ki firca yikama bahanesiyle surekli yikama firsatim oluyordu :)
Masanin diger bir ucundaysa sir dolu mektuplar yaziliyordu. Limon suyu ile yazilip, sonra kurumasini bekliyorlar.. ve ayni eski mektuplar gibi muhurleniyor. O tarafla pek ilgilenmeye vaktimiz olmadigi icin.

Su 3 tatli kizda ilk gelen cocuklarimizin arasindaydi. "Zeesterren" isimli cocuk korosundan. Boya yapacagiz diye bircok cocuk kollarini mahfetti, ama ust bas batirmadan da cocuklarin gelisimi olmaz ki :Pp Benim bile ellerim boyadan gorunmuyordu :D Neyse ki firca yikama bahanesiyle surekli yikama firsatim oluyordu :)
7 Eylül 2007 Cuma
Buralar - 1 -
Merhabalar efendim,
Kaldigim, gordugum ve gezdigim yerleri sizinle paylasmak istedim, zaten yavas yavas picassa'da bir album olusturmaya baslamayi dusunuyorum, bakalim artik..
Buralar nereler? Neler var buralarda? Hep birlikte gezip ogrenelim :Pp

Rotterdam'in kubus evleri

Merkezde bulunan Blaak meydaninda ki kutuphanenin hemen arkasinda bu ilginc evler 1982 ve 1984 yillari arasinda yapilmistir. Ustelik bir tanesi halka acik, merak edenler icin gezilebilir durumdaymis ama oraya ugradigimiz gun cok yorgun oldugumuzdan, bir sonraki sefere kaldi artik. To be continued :P

Den Haag, Binnenhof,
Hollanda politikasinin kalbinin attigi mekan. Ilk bina 1200'lu yillarda yapilmis. Basbakan ve milletvekillerinin bulundugu bina. Zaten her ne kadar Amsterdam baskent olsa da, politika Den Haag'dan yonetildigi icin, hak, hukuk, kanun, yasa buradan cikmakta. Kompleksin ic mekanindanda ozel gunler haric gezmesi serbest. Alisveris merkezinden cikip, Buitenhof taragindan girdiginizde, ic mekandan sonra baska bir meydana, 't Pleintje'ya cikiyorsunuz.

Lange Voorhout, Den Haag
Sehirin en eski ve bilindik sokaklarindan biridir. Amerikan ve Ingiliz konsolosluklari burada bulunmaktadir. Caddenin karaktiristik ozelligi ise ihlamur agaclaridir. Her sene ilkbahardan sonbahara kadar sokak sergisi (scuplture) olarak ihlamurlar altinda sergilenmektedir. Bu senede Avustralya'dan farkli sanat eserleri sergilenmektedir. Bizim Shecky'de maymunlarin onunde poz vermis baksaniza :P

"Ayni Kalabilmem Icin, Degismem Gerek"
Rotterdam, Willem de Koning sanat akademisi binasinin ustunde bulunan yazi
Baska resimler icin ---> TIKLA
Kaldigim, gordugum ve gezdigim yerleri sizinle paylasmak istedim, zaten yavas yavas picassa'da bir album olusturmaya baslamayi dusunuyorum, bakalim artik..
Buralar nereler? Neler var buralarda? Hep birlikte gezip ogrenelim :Pp

Rotterdam'in kubus evleri

Merkezde bulunan Blaak meydaninda ki kutuphanenin hemen arkasinda bu ilginc evler 1982 ve 1984 yillari arasinda yapilmistir. Ustelik bir tanesi halka acik, merak edenler icin gezilebilir durumdaymis ama oraya ugradigimiz gun cok yorgun oldugumuzdan, bir sonraki sefere kaldi artik. To be continued :P

Den Haag, Binnenhof,
Hollanda politikasinin kalbinin attigi mekan. Ilk bina 1200'lu yillarda yapilmis. Basbakan ve milletvekillerinin bulundugu bina. Zaten her ne kadar Amsterdam baskent olsa da, politika Den Haag'dan yonetildigi icin, hak, hukuk, kanun, yasa buradan cikmakta. Kompleksin ic mekanindanda ozel gunler haric gezmesi serbest. Alisveris merkezinden cikip, Buitenhof taragindan girdiginizde, ic mekandan sonra baska bir meydana, 't Pleintje'ya cikiyorsunuz.

Lange Voorhout, Den Haag
Sehirin en eski ve bilindik sokaklarindan biridir. Amerikan ve Ingiliz konsolosluklari burada bulunmaktadir. Caddenin karaktiristik ozelligi ise ihlamur agaclaridir. Her sene ilkbahardan sonbahara kadar sokak sergisi (scuplture) olarak ihlamurlar altinda sergilenmektedir. Bu senede Avustralya'dan farkli sanat eserleri sergilenmektedir. Bizim Shecky'de maymunlarin onunde poz vermis baksaniza :P

"Ayni Kalabilmem Icin, Degismem Gerek"
Rotterdam, Willem de Koning sanat akademisi binasinin ustunde bulunan yazi
Baska resimler icin ---> TIKLA
22 Ağustos 2007 Çarşamba
Meyve Sepeti - Furuba
Birisi her zaman hisleriyle birini idealleştirebilir.
Yine de... Benim için o ilkbahardı.
Sanki karanlık, kapalı Sohma ailesinde karlar eriyor gibiydi.
O taze ve temiz ilkbahardı. Kaçınılmazmış gibi âşık oldum.
Hayatımda ilk defa bağışlanmış gibi hissettim kendimi.
Aynı ilkbahar esintisiyle buzlu karın eriyip yok olması gibi.
Gözyaşları dinmek bilmiyordu. Bir rüyanın içindeydim.
Sanki senelerin mutluluğu bir anda gelmişcesine gülümsüyordum.
****
Bundan sonra iyi olacaksın. Acı çekmeyeceksin artık.
Umarım bir gün seni mutlu edecek birisini bulursun.
Sana sadece dua edebilirim. Seni koruyamadığım için üzgünüm.
Asla erimeyecek olan karın içinde yaşamaya devam ediyorum.
Seninle yaşadığım rüya hiçbir zaman erimesin diye.
Benim düşüncem farklı... Ben hatıramı sonuna kadar muhafaza edip, yaşamıma devam etmek isterdim. Çünkü yaşadığım ne kadar hüzünlü bir hatıra olsa da... Yaşadığım hatıra beni acıtsa da, yaşadığım hatırayı unutmayı çok istesem de... Hatıramdan kaçmadan sonsuza kadar onu taşıyabilirsem eğer...
Bir gün hatıralarda unutulan kişi olmayı istemem.
Çünkü unutmak istediğin bir şeyi yaşamak
istemediğine inanmak istiyorum.
***
Ben de! Ben de inanıyorum! Nasıl bir hatıra olursa olsun inandığım sürece, o hatırayı kalbimde taşımak istiyorum. Çünkü unutmak istediğin bir şeyi yaşamak istemediğine inanmak istiyorum. Bir gün hatıralarda unutulan kişi olmayı istemem.
Korkman, benim gerçek şeklimi gördüğünün kanıtıdır.
Annem beni hep sevgi sözcükleriyle kandırır, beni görmezdi.
Onunla birlikte düşünüp, birlikte kaygılanmak istemiştim.
Korkabilirsin.
Bu nahoş halimi sevmesen bile, birlikte yaşamaya devam edelim.
Çok aptalca, değil mi??
Hiç kimse...
Hiç kimse bana bunları söylemedi...
Oysa hep bunu istemiştim. Tohru...
Sen neden...
Neden her zaman sen en çok duymak istediğim şeyleri söylüyorsun?
Neden senin gibi birisi yanı başımda benimle ağlıyor?
Zor Günler
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına
Kizdığım oldu zamanında ama inandığımda
Ömrümde her şarki başka bi kapi açti
Bu sarkinin ardinda sen
Bu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardi
Çok zor günler geçirdim vaktiyle
Alemde savaşlar çirpinişlar nihayetinde
Asik olmak kismetmis yar, sana..
Asik olmak kismetmis yar..
Seçtiğimiz hayatlar mi bunlar? seçtiklerimiz mi ?
Bunca yokluk, bunca kiriklik, bunca aci
Seçtiklerimiz evet !
Hayat bu sevgilim çoktan seçmeli
Senin askinsa bi dönem ödevi
Bir gece cikip gelsen olmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen gelmezsen yar
Bir aksam çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen öleceğim yar
Bir şarkı tuttum sevgilim bir kapı açtım ikimize
İkimiz çokmuşuz meğer bu resme
Kapatmadan bu kapıyı yinede
Bu yaralar bereler sanadır bileler ...
Bu yaralar bereler sanadir bileler
Göreler askimi
Sahidim gök kubbe
Asigim bekletme
Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden
Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bi tek
Benim de kanattıklarım vardı elbet
Ezdigim kumlar ve geçtigim yollar hala gölgeni taşıyorlar
Hani demiştim ya en başında
Ne ayrılıklar ne aşklar ne başlangıçlar diye
Yani demem o ki çok zor günler geçirdim vaktiyle
Çok zor günler geçirdim vakiyle kalbimde
Firari endiseler nihayetinde
Asik olmak çok zormus yar sana
Asik olmak çok zormus yar
Bir gece çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm begen gelmezsen yar
Ölecegim yar
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim
Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize
Yazmışsın ya 'onu sevebilecegimi düşünmüştüm' diye
İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece
Bu yaralar bereler sanaydı aşkı bileler
Göreler aşkımı şahidim gök kubbeİclal Aydın
Yine de... Benim için o ilkbahardı.
Sanki karanlık, kapalı Sohma ailesinde karlar eriyor gibiydi.
O taze ve temiz ilkbahardı. Kaçınılmazmış gibi âşık oldum.
Hayatımda ilk defa bağışlanmış gibi hissettim kendimi.
Aynı ilkbahar esintisiyle buzlu karın eriyip yok olması gibi.
Gözyaşları dinmek bilmiyordu. Bir rüyanın içindeydim.
Sanki senelerin mutluluğu bir anda gelmişcesine gülümsüyordum.
****
Bundan sonra iyi olacaksın. Acı çekmeyeceksin artık.
Umarım bir gün seni mutlu edecek birisini bulursun.
Sana sadece dua edebilirim. Seni koruyamadığım için üzgünüm.
Asla erimeyecek olan karın içinde yaşamaya devam ediyorum.
Seninle yaşadığım rüya hiçbir zaman erimesin diye.
~~~~~~~~~~~~~~
Benim düşüncem farklı... Ben hatıramı sonuna kadar muhafaza edip, yaşamıma devam etmek isterdim. Çünkü yaşadığım ne kadar hüzünlü bir hatıra olsa da... Yaşadığım hatıra beni acıtsa da, yaşadığım hatırayı unutmayı çok istesem de... Hatıramdan kaçmadan sonsuza kadar onu taşıyabilirsem eğer...
Bir gün hatıralarda unutulan kişi olmayı istemem.
Çünkü unutmak istediğin bir şeyi yaşamak
istemediğine inanmak istiyorum.
***
Ben de! Ben de inanıyorum! Nasıl bir hatıra olursa olsun inandığım sürece, o hatırayı kalbimde taşımak istiyorum. Çünkü unutmak istediğin bir şeyi yaşamak istemediğine inanmak istiyorum. Bir gün hatıralarda unutulan kişi olmayı istemem.
~~~~~~~~~~~~~~
Korkman, benim gerçek şeklimi gördüğünün kanıtıdır.
Annem beni hep sevgi sözcükleriyle kandırır, beni görmezdi.
Onunla birlikte düşünüp, birlikte kaygılanmak istemiştim.
Korkabilirsin.
Bu nahoş halimi sevmesen bile, birlikte yaşamaya devam edelim.
Çok aptalca, değil mi??
Hiç kimse...
Hiç kimse bana bunları söylemedi...
Oysa hep bunu istemiştim. Tohru...
Sen neden...
Neden her zaman sen en çok duymak istediğim şeyleri söylüyorsun?
Neden senin gibi birisi yanı başımda benimle ağlıyor?
Zor Günler
Benden önce söylenmiş sözlerin haklılığına
Kizdığım oldu zamanında ama inandığımda
Ömrümde her şarki başka bi kapi açti
Bu sarkinin ardinda sen
Bu kapinin ardindaysa benden önce söylenmiş sözler vardi
Çok zor günler geçirdim vaktiyle
Alemde savaşlar çirpinişlar nihayetinde
Asik olmak kismetmis yar, sana..
Asik olmak kismetmis yar..
Seçtiğimiz hayatlar mi bunlar? seçtiklerimiz mi ?
Bunca yokluk, bunca kiriklik, bunca aci
Seçtiklerimiz evet !
Hayat bu sevgilim çoktan seçmeli
Senin askinsa bi dönem ödevi
Bir gece cikip gelsen olmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen gelmezsen yar
Bir aksam çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm beğen öleceğim yar
Bir şarkı tuttum sevgilim bir kapı açtım ikimize
İkimiz çokmuşuz meğer bu resme
Kapatmadan bu kapıyı yinede
Bu yaralar bereler sanadır bileler ...
Bu yaralar bereler sanadir bileler
Göreler askimi
Sahidim gök kubbe
Asigim bekletme
Çok canım yanıyordu gördüklerimden ve göreceklerimden
Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bi tek
Benim de kanattıklarım vardı elbet
Ezdigim kumlar ve geçtigim yollar hala gölgeni taşıyorlar
Hani demiştim ya en başında
Ne ayrılıklar ne aşklar ne başlangıçlar diye
Yani demem o ki çok zor günler geçirdim vaktiyle
Çok zor günler geçirdim vakiyle kalbimde
Firari endiseler nihayetinde
Asik olmak çok zormus yar sana
Asik olmak çok zormus yar
Bir gece çikip gelsen ölmezsin yar
Ölümlerden ölüm begen gelmezsen yar
Ölecegim yar
Bu şarkı sadece benimdi sevgilim
Ve ben büyük bahçeler istemiştim ikimize
Yazmışsın ya 'onu sevebilecegimi düşünmüştüm' diye
İşte o günden beri belkide bu yüzden sadece
Bu yaralar bereler sanaydı aşkı bileler
Göreler aşkımı şahidim gök kubbeİclal Aydın
15 Ağustos 2007 Çarşamba
Üzüntüyü Birak...
Yasamaya bak...
(kitaptan altini karaladiklarim..)
---Gemi kaptani gibi köprüye çikin, dügmeye basin ve gecmisin demir kapilarinin kapandigini, dünleringeride kaldigini duyun. Bir baska dügmeye basarak gelecegin, dogmamisyarinlarin önüne bir perde çekin. Böylece BUGüN guvenlikte olursunuz. Gecmisin kapilarini kapatin, onu gömün gitsin. Aptallari olumun tozlu yollarina surukleyen dunlerin kapilarini kapatin. Gelecegin yukunu dununkiyle birlestirip BUGüN tasimaya kalkarsaniz yikilirsiniz. Gelecegin kapilarinida tipki gecmisinkiler gibi simsIkI kapatin. Gelecek Bugündür. Yarin yoktur. Insanin kurtulu$ gunu Bugundur. Enerji kaybi, huzursuzluk, gerginlik ve uzuntuler gelecek konusundaendise duyan insanlarda gorulur. O halde bölmelerinizi sImsIkI kapatin ve "Gunlerinizi Kapali Bölmelerde" yasamayi aliskanlik haline getirin...'
---- "Gelecegi du$unmeyin! O kendi ba$inin çaresine bakacaktir.
Bugun size ho$ gelen seyler yarin kötú olabilir!"
-- "hayatini bir kum tanesi olarak gör. Kumsaatinin tepesinde binlerce kum tanecigi vardir. Bunlar saatin ince boynundan yavasca gecerler. Ne yaparsak yapalim, birden fazla kum taneciginin sate zarar vermedenbu ince boyundan gecmesini sagliyamayiz. Bizde bu kum saatine benziyoruz. Her sabah uyandigimizda o gun yapmamiz gereken yuzlerce i$ oldugunu biliriz. Bunlari birer birer yapmazsak tipki kum saatinin boynundan geçenkumlar gibi gunun içinden yavas yavas geçmelerini saglamazsak.. fiziksel ve ruhsal dengemiz bozulur.
--"Belli bir zamanda Bir Tek kum tanesi" "belli bir zamanda bir tek i$"
--Akilli bir insan için her yeni gün yeni bir hayatin ba$langicidir. Dünleri unutmaya ve yarinlari dusunmemeye ogrenmistim.. Her sabahkendime "Bugun yeni bir hayat ba$liyor" diyordum.
-- Unutmayin - Bugun bir daha dogmayacaktir (dante)--
-- Zihin ancak en kötú seyi kabullenmeye hazir oldugunda tam anlamiylahuzura kavusur.
-- EN kotu seyi kabullendigimizde artik kaybedecek bir seyimiz yok demektior.
Buda kazanacak çok seyimizin oldugu anlamina gelir.
-- Doktorlara ba$vuran hastalarin yuzde 70i aslinda korkulardan veuzuntulerden kurtularak kendi kendilerini tedavi edebilir. Bu kisilerin hastalik hastasi oldugunu soyledigimi dusunmeyinhastaliklari korkunc bir di$ agrisi kadar gercek, hatta bundan daha ciddi. Sinir bozuklugu, mide ulseri, kalp rahatiszliklari ve bazi basagrilari ve kimi felc tuerlerinden söz ediyorum....
--Korkular uzuntuye ve endiseye neden olur!--
-- sinirsel sorunlar: sinirlerdeki fiziksel bozukluklardan degil, i$eyaramama duygusu,
korkum endise uzuntu ba$arisizlik ve umutsuzluk gibiduygulardan kaynaklaniyor.
-- Doktorlarin en buyuk hatasi: ruh ve beden ayrilmaz bir buyun olduguhalde, onlarin yalnizca bedeni tedavi etmeye calisip, ruhu ihmaletmeleridir (Plato)
-- Akil hastaliginin nedeni nedir? Bu sorunun yanitini hic kimse tam olarak bilmiyor. Ancak uzuntu ve korkunun önemli faktorler oldugu bir gercek. Di$ dunyanin gerçeklerine bir turlu uyum sagliyamayan, gerilim vebaski altinda ya$ayan ki$iler. Bu dunyayla ili$kierlini kesip kendi içdunyalarina çekilerek sorunlarini çözmeye çalisiyorlar.--
-- üzüntü ve endise en dayanikli insani bile hasta edebilir.
-- üzüntüde damliyan suya benzer, bu damlalar bir sure sonra ki$iyicildirtabilir. --
-- modern kentin karga$asi içinde kendi iç huzurunu saglayabilen ki$i,
sinir hastaliklarina kar$i bagi$iklik kazanmistir.--
-- Insanin bilincli bir çabayla ya$amini güzellestirme konusunda sahipoldugu sinirsiz yetenekten daha cesaret verici bir güc tanimiyorum.Eger bir insan du$lerine dogru güvenle ilerler ve hayatini hayalettigi gibi ya$amak için çaba harcarsa hiç beklemedigi bir zamanda ba$ariya ula$ir. --
-- Gerçekleri kabul et ve uzulmeyi birak. Bununla ilgili birseyler yapmaya calis.
-- insan gerçekleri objektif bir bicimde oraya koyarsa, sorunlarbilginin i$iginda buharla$Ip kaybolur --
-- Gecekleri fark etmek neden bu kadar önemli? cunku gercekleri TAM olarak göremezsek, sorunlarimizi da akillica çözemeyiz. YanlizcaKafamiz Kari$ir.!--
--Uzuntunun temel nedeni --> Kafa kari$ikligi --uzuntulerin cogu ne hakkinda karar vereceklerini tam olarak bilmiyen, ancak yinede bir karar vermeye calisan insanlar tarafindan ya$aniyor.
-- Duygularimizi ve du$uncelerimizi birbirinden ayirmaliyiz --
-- Sorunlari açikca otaya koymak yari yariya çözmek demektir.
-- bir karar verdiginizde bu kararin sonucuyla ilgilenmekten ve bukonuda kafa yormaktan vazgecin --
-- burada tereddut etmemeli, ve geri adim atmamaliyiz. Kendimizdenasla ku$ku duymamaliyiz. Eger kendimizden kusku duyarsaniz bu ku$kudigerlerini beraberinde getirir.
1] gercekleri fark edin
2] gercekleri analiz edin
3] bir karara varin ve bu karari uygulayin
-- plan yapmaniz ve du$unmeniz gereken bir i$le me$gul oldugunuz zamanuzulmeye vakit bulamazsiniz --
-- her duygu digerini kovar --
--bazi seylerden ho$lanmiyoruz ve bunlari kafaya takiyoruz, cunkubunlarin :onemini abartiyoruz.
-- tam dinlenip mutlu olacagimiz sirada uzuntunun gri bulutlaritoplanir ba$imiza. Bo$ kaldigimiz vakitte zihnimiz bir vakuma donusur--
-- Uzuntu korku kiskanclik hirs gibi duygular ilkel bir çaba vedinamik bir enerji ile ortaya cikarlar. Bu dugyular öylesaldirganlardir ki zihnimizdeki butun huzurlu ve mutlu dugyu vedusuncelerin yerini almak isterler.--
-- uzuntu sizi mesgulken rahatsiz etmez. Gunluk islerinizin bitmesini bekler.isleriniz bittiginde hayal gucunuz calismaya baslar ve siz en sacmaolasiliklari dusunur en kucuk seyleri buyutursunuz.Bu durumda zihniniz bozuk bir motora benzer. Hizla calisir, parcalarini yakar; hatta kendisini par;calar.Uzuntuyle ba$ etmenin en iyi olu ; kendinizi yapici bir i$e vermenizdir--
-- Amacsiz geçen gúnler, hic bir i$e yaramadan biterler --
--Uzgun olabilmenin sirri, mutlu olup olmadigini du$unecek kadar vaktesahip olmaktir.O halde bunu du$unmeyin! Hemen i$e koyulun. Mesgul olun! Mesgul kalin! Bu dunyanin en ucuz ve en etkili ilacidir.
-- önem vermemiz hatta unutmamiz gereken kucuk seyler icin kendimiziuzmeyelim.
Unutmayalim : Hayat kucuk olamayacak kadar kisa"--
Dale Carnegie
(kitaptan altini karaladiklarim..)
---Gemi kaptani gibi köprüye çikin, dügmeye basin ve gecmisin demir kapilarinin kapandigini, dünleringeride kaldigini duyun. Bir baska dügmeye basarak gelecegin, dogmamisyarinlarin önüne bir perde çekin. Böylece BUGüN guvenlikte olursunuz. Gecmisin kapilarini kapatin, onu gömün gitsin. Aptallari olumun tozlu yollarina surukleyen dunlerin kapilarini kapatin. Gelecegin yukunu dununkiyle birlestirip BUGüN tasimaya kalkarsaniz yikilirsiniz. Gelecegin kapilarinida tipki gecmisinkiler gibi simsIkI kapatin. Gelecek Bugündür. Yarin yoktur. Insanin kurtulu$ gunu Bugundur. Enerji kaybi, huzursuzluk, gerginlik ve uzuntuler gelecek konusundaendise duyan insanlarda gorulur. O halde bölmelerinizi sImsIkI kapatin ve "Gunlerinizi Kapali Bölmelerde" yasamayi aliskanlik haline getirin...'
---- "Gelecegi du$unmeyin! O kendi ba$inin çaresine bakacaktir.
Bugun size ho$ gelen seyler yarin kötú olabilir!"
-- "hayatini bir kum tanesi olarak gör. Kumsaatinin tepesinde binlerce kum tanecigi vardir. Bunlar saatin ince boynundan yavasca gecerler. Ne yaparsak yapalim, birden fazla kum taneciginin sate zarar vermedenbu ince boyundan gecmesini sagliyamayiz. Bizde bu kum saatine benziyoruz. Her sabah uyandigimizda o gun yapmamiz gereken yuzlerce i$ oldugunu biliriz. Bunlari birer birer yapmazsak tipki kum saatinin boynundan geçenkumlar gibi gunun içinden yavas yavas geçmelerini saglamazsak.. fiziksel ve ruhsal dengemiz bozulur.
--"Belli bir zamanda Bir Tek kum tanesi" "belli bir zamanda bir tek i$"
--Akilli bir insan için her yeni gün yeni bir hayatin ba$langicidir. Dünleri unutmaya ve yarinlari dusunmemeye ogrenmistim.. Her sabahkendime "Bugun yeni bir hayat ba$liyor" diyordum.
-- Unutmayin - Bugun bir daha dogmayacaktir (dante)--
-- Zihin ancak en kötú seyi kabullenmeye hazir oldugunda tam anlamiylahuzura kavusur.
-- EN kotu seyi kabullendigimizde artik kaybedecek bir seyimiz yok demektior.
Buda kazanacak çok seyimizin oldugu anlamina gelir.
-- Doktorlara ba$vuran hastalarin yuzde 70i aslinda korkulardan veuzuntulerden kurtularak kendi kendilerini tedavi edebilir. Bu kisilerin hastalik hastasi oldugunu soyledigimi dusunmeyinhastaliklari korkunc bir di$ agrisi kadar gercek, hatta bundan daha ciddi. Sinir bozuklugu, mide ulseri, kalp rahatiszliklari ve bazi basagrilari ve kimi felc tuerlerinden söz ediyorum....
--Korkular uzuntuye ve endiseye neden olur!--
-- sinirsel sorunlar: sinirlerdeki fiziksel bozukluklardan degil, i$eyaramama duygusu,
korkum endise uzuntu ba$arisizlik ve umutsuzluk gibiduygulardan kaynaklaniyor.
-- Doktorlarin en buyuk hatasi: ruh ve beden ayrilmaz bir buyun olduguhalde, onlarin yalnizca bedeni tedavi etmeye calisip, ruhu ihmaletmeleridir (Plato)
-- Akil hastaliginin nedeni nedir? Bu sorunun yanitini hic kimse tam olarak bilmiyor. Ancak uzuntu ve korkunun önemli faktorler oldugu bir gercek. Di$ dunyanin gerçeklerine bir turlu uyum sagliyamayan, gerilim vebaski altinda ya$ayan ki$iler. Bu dunyayla ili$kierlini kesip kendi içdunyalarina çekilerek sorunlarini çözmeye çalisiyorlar.--
-- üzüntü ve endise en dayanikli insani bile hasta edebilir.
-- üzüntüde damliyan suya benzer, bu damlalar bir sure sonra ki$iyicildirtabilir. --
-- modern kentin karga$asi içinde kendi iç huzurunu saglayabilen ki$i,
sinir hastaliklarina kar$i bagi$iklik kazanmistir.--
-- Insanin bilincli bir çabayla ya$amini güzellestirme konusunda sahipoldugu sinirsiz yetenekten daha cesaret verici bir güc tanimiyorum.Eger bir insan du$lerine dogru güvenle ilerler ve hayatini hayalettigi gibi ya$amak için çaba harcarsa hiç beklemedigi bir zamanda ba$ariya ula$ir. --
-- Gerçekleri kabul et ve uzulmeyi birak. Bununla ilgili birseyler yapmaya calis.
-- insan gerçekleri objektif bir bicimde oraya koyarsa, sorunlarbilginin i$iginda buharla$Ip kaybolur --
-- Gecekleri fark etmek neden bu kadar önemli? cunku gercekleri TAM olarak göremezsek, sorunlarimizi da akillica çözemeyiz. YanlizcaKafamiz Kari$ir.!--
--Uzuntunun temel nedeni --> Kafa kari$ikligi --uzuntulerin cogu ne hakkinda karar vereceklerini tam olarak bilmiyen, ancak yinede bir karar vermeye calisan insanlar tarafindan ya$aniyor.
-- Duygularimizi ve du$uncelerimizi birbirinden ayirmaliyiz --
-- Sorunlari açikca otaya koymak yari yariya çözmek demektir.
-- bir karar verdiginizde bu kararin sonucuyla ilgilenmekten ve bukonuda kafa yormaktan vazgecin --
-- burada tereddut etmemeli, ve geri adim atmamaliyiz. Kendimizdenasla ku$ku duymamaliyiz. Eger kendimizden kusku duyarsaniz bu ku$kudigerlerini beraberinde getirir.
1] gercekleri fark edin
2] gercekleri analiz edin
3] bir karara varin ve bu karari uygulayin
-- plan yapmaniz ve du$unmeniz gereken bir i$le me$gul oldugunuz zamanuzulmeye vakit bulamazsiniz --
-- her duygu digerini kovar --
--bazi seylerden ho$lanmiyoruz ve bunlari kafaya takiyoruz, cunkubunlarin :onemini abartiyoruz.
-- tam dinlenip mutlu olacagimiz sirada uzuntunun gri bulutlaritoplanir ba$imiza. Bo$ kaldigimiz vakitte zihnimiz bir vakuma donusur--
-- Uzuntu korku kiskanclik hirs gibi duygular ilkel bir çaba vedinamik bir enerji ile ortaya cikarlar. Bu dugyular öylesaldirganlardir ki zihnimizdeki butun huzurlu ve mutlu dugyu vedusuncelerin yerini almak isterler.--
-- uzuntu sizi mesgulken rahatsiz etmez. Gunluk islerinizin bitmesini bekler.isleriniz bittiginde hayal gucunuz calismaya baslar ve siz en sacmaolasiliklari dusunur en kucuk seyleri buyutursunuz.Bu durumda zihniniz bozuk bir motora benzer. Hizla calisir, parcalarini yakar; hatta kendisini par;calar.Uzuntuyle ba$ etmenin en iyi olu ; kendinizi yapici bir i$e vermenizdir--
-- Amacsiz geçen gúnler, hic bir i$e yaramadan biterler --
--Uzgun olabilmenin sirri, mutlu olup olmadigini du$unecek kadar vaktesahip olmaktir.O halde bunu du$unmeyin! Hemen i$e koyulun. Mesgul olun! Mesgul kalin! Bu dunyanin en ucuz ve en etkili ilacidir.
-- önem vermemiz hatta unutmamiz gereken kucuk seyler icin kendimiziuzmeyelim.
Unutmayalim : Hayat kucuk olamayacak kadar kisa"--
Dale Carnegie
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


